ÖZEL YAZARLAR

Bilinçaltımızda Kalanlar


 

Siz de çabuk yönlendirilen bir insan mısınız? Hayır diyorsanız birazdan fikriniz değişebilir. Dünya değiştikçe bizde dünyaya yelken açıyoruz. Belki buna hazır değildik ama dünya dönüyor. Hayatımızdaki her şey her gün değişiyor. Bu ne zamandan beri oluyor diyorsanız dünya var olduğundan  beri sürekli değişim içindeyiz. Eskiden konuşan yaşlı teyzelerin yerine reklamlar geldi. Nasıl mı? Size neler yapmanız gerektiğini alttan alta işlemelerinden. Hayatımızın her alanında etkileşim içindeyiz. Birbirimize bumerang etkisi yapmaktayız.

Birde beynimizin bize yaptıkları vardır. Örneğin, sorun yaşadığınız bir mağazaya  uzun bir süre geçmesine rağmen  gitmeyiz nedeni ise, sıkıntı yaşadığımız ortamdan beynimiz bizi korur. Oraya gitme orda rahat alışveriş yapamazsın diye istemsiz olarak yönlendiriliriz. Beynimiz her şeyin ötesinde harika bir şey. Arkadaşınız doğum günü yaklaşıyorsa hediye alırsınız ve aldığınız  hediyeyi beğenir. Neden  mi, beynin çok yoğun değilse en son şunlarla ilgileniyordu şu renkleri seviyordu diye sana hatırlatır. Sizde onu dinlersiniz. Uzun süre görmediğimiz insanları küçük hareketleriyle kalplerimize dokunan davranışlarını bu yüzden hatırlarız. Hatırladığım kadarıyla salatada soğan yemiyorsunuz gibi. Bu durumu birde gittiğimiz mekanlara uyarlayacak olursak, cafe yada restoranların  iç mekan renkleri genelde hep sıcak renklere boyanır. Sıcak renkler kırmızı sarı ve turuncu gibi renklerdir. Böyle bir ortama girdiğinizde bir süre sonra rahatsız olursunuz ve oradan uzaklaşmayı istersiniz. Bu sizden sonraki müşteri için açılan yer demektir. Eğer mekan ferah olsa hiç kalkmak istemezsiniz. Genelde cafelerde duvarlara asılan yemekler iştah artıcıdır. İçeride insanı içine çeken bir koku alırsınız sanki açsın hadi bir şeyler ye der. Aç olmayıp yemek yememizin sebebi işte budur. Evden çarşıya  gezmeye çıktınız ama alışveriş aklınızda yok. Mağaza vitrinleri geçerken dikkatinizi çeker. Genelde  vitrinin fonunu açık renk seçerler. Ön plana çıkarmak istedikleri indirimleri büyük  koşulları ise küçük ve pür dikkat fark edilmeyecek kadar küçük olurlar. Ürünü çok beğenip alırsınız kasaya gidersiniz aldığınız ürünü kapsamadığını görünce hayal kırıklığı yaşarsınız ama beğendiğiniz diye alırsınız. Televizyon reklamlarında genelde sempati duyulan kişilerin oynaması da bir satış stratejisidir. Ürünle o kişi arasında aktarımı beynimiz yapar. Bilinçaltımız bize o ürünü doğru yönlendirebilir. Artık reklamlarda üst düzey yaratıcılıklar söz konusu. Bazıları dizilerden daha zekice tasarlanıyor. Siz kanalı değiştirmeden onu izleyebiliyorsunuz bir bakıyorsunuz film başlamış. Hayatımızda seyrettiğimiz dizi ya da filmde bile belirgin reklamlar var. Tabi hepsini değil ama bazının farkına varmamak çok zor. Marketlerin broşürleri de öyle. Zemin rengi açık renk gösteriyorlar. İndirime konulan ürünler ön planda. İstenmeyen şeyler ise küçük yazılarda en altta karşımıza çıkar ki büyüteç yetmez. Birkaç firmada 1000 ürünle sınırlıdır, şu tarihlerde bitiyor ya da hafta sonları dahil değildir yazıyor. Ufakta olsa bilmeniz gerekenleri dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım.


Yazar hakkında

Jasminsea

İlkokul yıllarımdan itibaren farklı bakış açılarıyla öğretmenlerimin dikkatini çektim.Çevremde alışveriş söz konusu olunca her şeyin en uygunu bulacak kişi oldum.Hiç bir zaman boşa harcayacak param olmadı.Çünkü ben günlük işlerde çalışıp geçinen bir babanın kızıydım.Yıllar geçse de bazı özelliklerim duruyor.İşe başladığım dönemlerde keşfettim, İnternet alışverişini.Yokluk dönemlerinde fahiş fiyatlardan kurtulmamı sağlayan bir sistem.Hayatımızı kolaylaştıran şeylere fırsat vermeliyiz.Hayatı yaşayarak geçirmeyi seven biriyim.Yazdıklarım kendi tecrübelerimdir. Beğenmezseniz bile aklınızın bir köşesinde bulunsun.Sevgiyle,sağlıkla ve mutlulukla kalın.

Yorum yaz