ETİCARET MOBİL TİCARET TEKNOLOJİ

2026’ya Kadar E-ticaretin Geleceği !

E-Commerce_eticaretgunlugu.com

Pazarlama şirketi olan Criteo e-ticaretin “E-ticaretin Geleceği: 2026’ya Giden Yol” başlıklı raporunu yayınladı. Rapor önümüzdeki 10 yılda perakende dünyasını şekillendirecek esas perakende ve e-ticaret alışkanlıklarını kendi perspektifinda şöyle sıralamış:

1. Tüketici yüksek beklentili olacak

Günümüz e-ticaret alışkanlıklarında, piyasaya yönelik e-ticareti yönlendiren ana kalemler fiyat ve elverişlilik şekilde öne çıkıyor. Tüketiciler, uygun fiyatlarla ürün almak ve bu ürünleri en hızlı  şekilde teslim edilmesini istiyor. Sayıları giderek artan daha küçük bir tüketici grubu da e-ticaretten daha fazlasını bekliyor; mesela, bilindik mağaza zincirlerinde bulamayacakları farklı ürünleri keşfedebilmeyi arzuluyorlar.
2026’da, temel beklentiler olacak fakat, son kullanıcıların e-ticaret deneyiminden beklediği deneyimin yanı dizi alışveriş deneyimi farklılaşacak. Tüketiciler, online reklamlardaki ürünlerin her yönden verilen söze sadık olmasını bekleyecek, gördüklerinin aynısını almak isteyecek.Bu, perakendeciler üzerinde büyük baskı oluşturmaktadır ve beklentileri karşılayamayanlar başarılı olamayacak.

2. Fiziksel mağaza sahiplerinin online satış mağazaları olacak 

Fiziksel mağazaları olan perakendeciler ve online dükkanlar arasındaki sınırlar günümüzde bulanıklaşmaya başladı ve 2026’da ortadan kalkacağı öngörülüyor. Tek bir alanda hizmet sunan, online perakendeciler fiziksel mağazalar oluşturmaya devam edecek. Amaç, çoklu marka satışı yapan firmalar için beklentileri karşılama sürecini ve alıcı hizmetlerini geliştirmek olacak.
Offline perakendeciler daha az fiziksel mekana yatırım yapacak ve online platformlara yaptıkları yatırımları artıracaklar. Öte yandan, Artırılmış Gerçeklik (AR) de çok  yakın gelecekte perakende sektöründe daha önemli bir role sahip olacak. Online müşterilere mağaza içi deneyimini sunan AR, online ve offline arasındaki sınırları daha da bulanıklaştırabilir. AR yardımı ile müşterilerin geri iade yapma oranı da alacakları ürünü almadan öncelikle dijital deneme yapabilmeleri yardımı ile azalabilir.

3. Mobilin öncelikli olduğu reklamcılık modellerine geçilecek

Mobil reklamcılığın dijital reklamcılık alanında önemli bir yeri olduğu ve reklamdan elde edilen gelirlerde mühim rol oynadığı tartışılamaz bir gerçek. 2026’da mobil, pek çok fazla marka için egemen (lakin tek başına kullanılmayan) kanal olacak. Gelişmekte olan pazarlarda ise mobil reklamcılığın öncelikli bulunduğu modeller egemen olacak.
Ovum’un mobil internet reklamcılığı öngörülerine dair raporu, 2014 yılında 22,64 milyar Dolar seviyesinde olan global gelirlerin 2019 yılında 63,94 seviyesine ulaşmış olacağını, mobilin en hızlı büyüyen internet reklam kategorisi olacağını ortaya koydu.

4. Kişiler, daha fazla kişiselleştirmenin yanı sıra kişisel verileri üzerinde daha fazla denetim talep edecek

Tüketiciler, 2026 yılında perakendecilerle ve markalarla olan etkileşimlerinden yüksek seviyede elverişlilik ve kişiselleştirme bekleyecek. Bunun kişisel veri paylaşımı ile mümkün olacağını da kabullenmiş olacaklar. diğer yandan, nihai tüketicilerin kişisel verilerinin kıymetine dair farkındalıkları da artacak ve bilgilerinin ne kadarının, kimlerle paylaşıldığı üstünde daha fazla kontrollerinin olmasını isteyecekler.
Perakendecilerin bunu kabullenmesi ve buna saygı duyması, istenilen verilerin ve bunun karşılığında sektöre ne verildiğine bağlı şekilde gizlilik sınıflandırmaları yapılacak. mesela, sıhhat ve finans ürünleri, son kullanıcıların yalnızca güvenli, dalında deneyimli sağlık ve finans kuruluşlarıyla paylaşmak isteyecekleri, oldukça duygulu bilgilerle ilişkilendiriliyor. Criteo, gizlilik kontrolü söz konusu olduğunda bu ürünü satın alanların farklı siteleri merkezi bir sistem üstünden kontrol edebilecekleri bir uygulama isteyeceklerini öngörüyor.

5. İçeriksel lokasyon, perakendenin yapıtaşlarından birisi olacak

2026’da, mobil teknolojinin gücü ile içeriksel lokasyon perakende deneyiminin vazgeçilmez bir parçası olacak. Bir kullanıcının lokasyonunu belirleme ve amaca müsait, vaktinde, içeriksel şekilde uygun reklam ve pazarlama mesajları oluşturma becerisine sahip olmak güçlü ve ilginç bir imkân. Bunlara ilave olarak, lokasyon analitiklerinin gerçek zamanlı olma ayrıcalığı de pazarlamaya daha ‘uyarlanabilir’ bir yaklaşım sunacak. Pazarlamacılar bu sayede nihai tüketicilerin bireysel ihtiyaçlarını karşılamak doğrultusunda pazarlama ve etkileşim uygulamalarını gerçek zamanlı bir şekilde düzenleyebilecek.
Bu, ‘hiperlokal’ ticaretin (iyi belirlenmiş bir lokasyon içinde nokta atışı hedefleme) daha şimdiden üzerinde durduğu bir konu. Günümüzdeki çabalar genel olarak deneysel seviyede olsa da 2026’ya kadar hiperlokal ticaret uygulamaları yaygınlaşacak ve Düşük Enerjili Bluetooth (BLE) beacon’ları ciddi bir etkinleştirici teknoloji durumuna istikbal.
Gömülü sensörlü aşırı küçük üniteler olan BLE beacon’ları, menzildeki BLE uyumlu cihazlara sinyal göndererek cihazdaki ilgili beacon uygulamalarını tetikleyebiliyor. Bu teknoloji, perakendeci markaların müşterilerine hedefli, içeriksel ve talep sahalarına uygun pazarlama mesajları ve kampanyaları ile ulaşmalarını sağlayacak. Beacon uygulamalarının perakendeciler için olası bir diğer yararı da müşteriler fiziksel mağazayı terk ettikten sonra da müşterileri ile etkileşim sağlayabilmeleri.
Örnek olarak, bir alıcı akıllı televizyonların olduğu reyonda 15 dakikadan çok zaman geçirip satın almadan çıktıysa bu, satınalma yapmasalar da ilgilendiklerini gösterir. Perakendeci daha sonra müşteriye ilgilendiği ürün hakkında teklif yada promosyon gönderebilir. Raporun tamamını indirmek için tıklayın.

2 Yorum

Yorum yaz